Türkiye'de Boşanma Davası

Boşanma, eşler hayatta iken kendi talepleri ile evlilik ilişkisine son vermesi demektir. Boşanmanın özel ve genel sebepleri olmak üzere iki şekilde gerçekleşmesi mümkündür. 

Boşanmanın özel sebepleri zina, hayata kast, pek kötü ve onur kırıcı davranış, suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme, terk ve akıl hastalığıdır. 

Boşanmanın genel sebepleri ise evlilik birliliğinin temelden sarsılması, eşlerin anlaşması ve ortak hayatın yeniden kurulamamasıdır. Bu üç sebepten birinin gerçekleşmiş olması halinde boşanma gerçekleşir.

Evlilik birliğinin temelden sarsılması (halk dilinde şiddetli geçimsizlik) ile boşanma davası açılırsa, evliliğin bir daha geri dönülemeyecek biçimde temelden sarsıldığına hakim karar verecektir. Ancak kısaca “evliliğin sürdürülmesi taraflardan beklenemyecek kadar çekilmez hale geldiyse, evlilik temelden sarsılmıştır” diyebiliriz. Bu kararı vermek için tanık beyanı gibi deliller gereklidir.

Bunun yanında eşler anlaşmalı olarak da boşanabilirler. Evlilik en az bir yıl sürmüş ve eşler boşanmak için birlikte başvurmuş veya diğer eş davayı kabul etmişse tarafların boşanması mümkündür. Ayrıca taraflar boşanmanın mali sonuçları ve çocukların durumu konusunda anlaşmış olmalılar. Bu dava genelde tek celsede bitmekte ve delil toplanmasına, tanık dinlenmesine gerek olmamaktadır.


Boşanma durumunda çocukların velayeti kime bırakılır?

Evlilik sürerken velayeti anne ve baba birlikte kullanır. Ancak boşanma davasının açılması ile hâkim, velayeti önce geçici olarak, kararda ise tamamen anne veya babadan birine bırakır. 

Velayetin kimde olacağına hâkim karar verir. Ayrıca diğer tarafın çocuklarla nasıl bir kişisel ilişki içine gireceğini belirler. Örneğin hangi sıklıkla çocukla görüşüleceği, tatillerde çocuğun nerede kalacağı gibi. Hâkim buna karar verirken çocuğun üstün yararını gözetir.  Ayrıca eğer çocuğun yaşı elverişliyse, hakim bu kararı verirken çocuğu da dinlemek zorundadır.

Velayet kendisine bırakılmamış olan taraf, çocukların yaşam ve eğitim giderlerine destek olur. Buna “iştirak nafakası” denir. İştirak nafakası çocuk için ödenir ve sadece çocuk için harcama yapılabilir. Bunun dışında eşe verilen nafaka bundan bağımsızdır.

Boşanma çocukların mirasçılık hakkını ortadan kaldırmaz. Çocuk ve anne – baba arasındaki mirasçılık ilişkisi aynı evlilikte olduğu gibi devam eder.